Seksin Bilinmeyenleri

Cinsellik hakkında bugüne kadar çok şey okudunuz, çok şey duydunuz ve sayısız birliktelik yaşadınız. Kısacası seks konusunda her şeyi biliyorsunuz, değil mi? Hayır, belki de bilmiyorsunuz çünkü bu konuda bazı sorular hala kafa karıştırıyor ve cinsel eğitimin bir ömür boyu sürdüğünü bize kanıtlıyor. ݝşte seksin en zorlu zorularına alternatif cevaplar.
Bir erkeğin penisi maksimum ölçüsüne ne zaman ulaşır?
Genellikle 17 yaşında. Ayrıca bu yaşta seks gücü, enerjisi ve isteği de zirvededir. Ancak yine de erkeklerin kadınları sekste en iyi tatmin ettikleri yaşlar 26-32 arası. Erkeklerin seks güçleri 17 yaşında olduğundan daha azdır ama bu konudaki tecrübe ve bilgileri daha fazladır.
Klitoris ve penisin dokusu aynı mıdır?
Evet. Anne karnındaki gelişmelerinin ilk 4 haftasında, bütün cinsel organlar ceninin jenital bölgesindeki küçük bir kabarıklık halindedir. Ancak bundan sonra gelişirler ve kadın ya da erkeke cinsel organı şeklini alır. Dolayısıyla klitoris aslında penisin küçük bir modelidir ve onunla aynı duyarlı dokuya sahiptir.
Kadının tatmin olması için penisin uzunluğu mu yoksa kalınlığı mı daha önemli?
Kesinlikle kalınlığı. Vajina girişi, zevk almayı sağlayan sinir uçlarıyla kaplıdır ve penis ne kadar kalın olursa bu bölgede o kadar çok uyarım olur. Orgazm sırasında kasılan kaslar da vajina girişinde ve çok duyarlıdır. Kısacası penis çok uzun olmasa da kalınlığı çok önemlidir.
Seks kalbi nasıl etkiler?
Sevişmek kan basıncını yükseltir ve kalp atışlarını normalin iki katı hıza çıkarır. Yani seks, spor yapmak, yürümek, koşmak gibidir. Düzenli olarak spor yapmak kalbi nasıl güçlendiriyorsa seks de aynı şekilde güçlendirir. Ancak ileri yaşlarda kalp, bu kadar hareketi kaldıramayabilir.
Sağlıklı bir insan, sevişirken kalp krizi geçirebilir mi?
Evet, ama bunun riski milyonda bir.
Mastürbasyon yapan bir insanın daha sonra kendini suçlu hissetmesi normal midir?
Evet. Araştırmalar, kendilerini tatmin edenlerin yarısının sonradan suçluluk hissine kapıldıklarını ortaya koyuyor. Oysa uzmanlar mastürbasyon yapmanın çok sağlıklı bir insan davranışı olduğu konusunda hemfikirler. Bu şekilde bir başkasıyla sevişmenin de öğrenildiği ve kişinin cinsiyeti ne olursa olsun bedenini tanıması ve sevmesi gerektiği ileri sürülüyor. Ayrıca mastürbasyon yapan kadınların yapmayanlara göre orgazm olmaya daha yatkın oldukları da söyleniyor.
Erkekler boşaldıkları zaman niçin bazen çok, bazen az meni gelir?
Öcelikle rahatlayın, bunun aldıkları zevkle hiçbir ilgisi yok. Yani sevişmeden çok fazla zevk alan bir erkek çok az boşalabilir. Bu tamamen, en son boşaldığı anın üzerinden geçiş zamanla ilgilidir. Aradan ne kadar çok zaman geçmişse patlama da o kadar büyük olur.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İşte cinsel ilişkinin ve seksin insanın beden ve ruh sağlığına faydaları…

Seksin ve cinsel ilişkinin en büyük faydasının zevk ve eğlence olmasının yanında sağlığa da önemli faydaları var. Yapılan araştırmalar, aktif seks yaşamının birçok sağlık sorununu engellediğini veya ortadan kaldırdığını gösteriyor.
İşte cinsel ilişkinin ve seksin insanın beden ve ruh sağlığına faydaları…
Baş ağrısına son verir
Sevgiliniz seks teklifinizi başının ağrıdığı gerekçesiyle geri çevirirse ona en etkili baş ağrısı giderme yönteminin seks olduğunu söyleyin. Yapılan son araştırmalar cinsel ilişkiye girildiği anda beyin tarafından üretilmeye başlayan ve kana karışarak bütün vücutta etkin hale gelen oksitosin adlı hormonun mutluluk vermenin yanı sıra baş ağrısını da giderdiğini kanıtladı.
Oksitosin hormonunun endorfin salgılanmasına neden olarak orgazm duygusunu yarattığı ve buna ek olarak vücudun zevk alma sürecine odaklanabilmesi için ağrıları kestiği söyleniyor.
Seks en iyi uyku ilacıdır
Aktif cinsel hayatları olan denekler üzerinde yapılan bütün anketler, düzenli seks yapan kişilerin, cinsellikten mahrum kalan kişilere göre daha güvenli, mutlu ve strese daha dirençli olduğunu gösteriyor. Bu durum tıbbi olarak da kanıtlandı. Zira insan bedeni orgazm olduktan sonra rahatlıyor. Erkekler bu ani rahatlama nedeniyle sekten sonra uyuma ihtiyacı hissediyor.
Sık sık yaşanan orgazm da uyku düzensizliklerini engelliyor. Seks yapan kişiler vücutlarında rahatlama hissettikleri için seks yapmadan uyuyan kişilere göre daha uzun saatlerde ve daha derin bir uykuya sahip oluyorlar. Daha iyi uyuyan bu kişiler günlük hayatta stres getiren durumlara karşı vücutları derin uykuyla tazelendiği için dirençli oluyorlar.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sanal Gerçeklik….

Sanal gerçeklik bilgisayar ortamında oluşturulan bir gerçekliktir ve cyberspace olarak da bilinir. Yapay zekanın bu alanında doğal gerçekliğe uygun, insan/bilgisayar arabirimlerinin kullanıldığı bir ortam oluşturulur. Sanal gerçeklik, gözlük ve stereo kulaklıktan oluşan başlık seti, vücut hareketlerini algılayan özel bir giysi veya eldivenden oluşan, çok algılayıcılı giriş-çıkış cihazlarına bağlı olarak oluşturulmaktadır. Böylelikle üç boyutlu sanal dünyayı görebilir ve dokunabilirsiniz. Sanal gerçeklik sizin bilgisayar benzetimli nesneler ve varlıklar ile etkileşim içine girebilmenize olanak sağlamaktadır.
Sanal gerçeklik uygulamaları geniş bir alana yayılmıştır. Bilgisayar destekli tasarımda (CAD), tıbbi teşhis ve tedavide, fiziksel ve biyoloji bilimlerindeki bilimsel deneyimlerde, pilot ve astronotların eğitimi için uçuş simülatörlerinde ve eğlence olarak üç boyutlu video oyunlarında kullanılmaktadır. CAD en geniş şekliyle endüstriyel sanal gerçeklik uygulamalarında kullanılmaktadır. Mimarlar ve tasarımcılar, ürünlerin ve yapıların üç boyutlu modelleri üzerinde test ve tasarım işlemleri yapmakta kullanırlar. Bu teknoloji ayrıca ecza ve biyoteknoloji firmaları tarafından yeni ilaçların compüterize edilmiş davranışlarını geliştirmek ve gözlemlemek için kullanılmaktadır. Ayrıca doktorlar hasta vücudunun sanal bir modelinin oluşturulup sorgulanmasında faydalanmaktadır.

Şimdi sanal gerçeklik uygulaması ile ilgili daha somut örnekler verilecektir:

1998 yılında kullanıma açılacak olan Paris yakınlarındaki stadyum, IBM Fransa tarafından yapımından önce sanal olarak inşa edilmiştir. Amaç tasarım aşamasında insan akınlarını ve onların davranışlarını analiz etmektir. Ayrıca sağlık ve güvenlik kuruluşlarını ihtiyaç duyulan yerlere yerleştirmek ve ziyaretçilere mümkün olduğunca konfor ve hareket serbestliği sağlayabilmektir. Bunların yanısıra müdahale olanaklarını ve etkilerini daha iyi tahmin etme imkanı olmaktadır. Gelecekte bu simülasyonun, havaalanları, resmi binalar ve alışveriş merkezlerinin tasarımında kullanılacağı belirtilmektedir.
Almanya Frauenhofer Enstitüsünde, yolcuların uçuş korkusunu yenebilecekleri, yolculara yönelik ilk uçuş simülatörü gerçekleştirilmiştir. Bu proje, sanal gerçeklikle psikolojinin, fobilerin tedavisi için ilişkilendirilmesi fikrinden doğmuştur. Sanal ortama, yürüyen bir bant üzerindeymişcesine pencerelerin yanından geçip hafif eğimli olan kapıya vararak giriyorsunuz. Uçağa biniyor, doğru yeri buluyor ve oturuyorsunuz. Klima çalışıyor ve hoparlörlerden müzik sesi geliyor. Hafif bir sarsıntıyla uçak kapıdan ayrılıyor ve piste doğru yol alıyor. Makinelerden uğultulu bir ses geliyor, ivme sizi koltuğa bastırıyor ve Take-off. Yolcu, uçuşu, sanal gerçeklik kaskı ve kulaklık vasıtasıyla yaşıyor, gerçek uçuş duygusunu ise podestin altındaki performansı yüksek elektromotorlar sağlıyor. Uçuş deneye katılan yolcuların sorgulanması ile birlikte yaklaşık kırk dakika kadar sürüyor.
Avrupa orjinli bir oto üreticisi firma, dağıtım masraflarının yüksek olduğunu düşünmekte ve bu nedenle Kuzey Amerika’daki dağıtım sistemini yeniden ele alıp olası iyileştirme olanaklarını değerlendirmek istemekteydi. Söz konusu firma, ABD dışındaki iki fabrikada ürettiği arabaları deniz ya da demiryoluyla ABD’de yer alan beş dağıtım merkezine göndermekteydi. Araçlar dağıtım merkezlerinden ABD’deki 52 değişik metropoliten pazara dağıtılmaktaydı.
Üretici firma, dağıtım merkezlerinden satıcı acentalara kadar olan ulaştırma maliyetlerinin, dağıtım merkezlerinin acentalara daha yakın yerlerde kurulmasıyla düşürülebileceğini savunmaktaydı. Bu arada, müşterilerin ilk tercihlerini hemen karşılama oranlarını yükselterek müşteri tatmini arttırılmak istenmekteydi. Bu sorunları çözebilecek, maliyet açısından etkin ve kabul edilebilir bir dağıtım sisteminin tasarlanması istenmekteydi.
Öncelikle rastlansal parametrelerin uzun dönem beklenen değerleri esas alınarak deterministik bir matematiksel model oluşturuldu. Bu model aracılığıyla, hangi dağıtım merkezlerinin açılacağı ve bunların hangi metropoliten alanları besleyeceği, hangi fabrikaların hangi dağıtım merkezlerine dağıtım yapacakları ve her bölgeye yapılan yıllık taşıma miktarları belirlendi. Elde edilen bu sonuçlara dayanarak bir simulasyon modeli oluşturuldu ve burada dinamik bir ortamda matematiksel modelden elde edilen bulgular test edildi. Yapılan karşılaştırmadan elde edilen bilgilere göre matematiksel modele esas teşkil eden parametreler yeniden gözden geçirildi. Bu işlem ardışık olarak tekrarlanırken her iki modelden elde edilen toplam dağıtım masraflarının birbirlerine yaklaşması beklendi. Ardışık çözümlerin, son ele alınan dağıtım sisteminde bir değişiklik önermemesi durumunda işlemleri durdurma esas alınmıştı.
Çalışma dağıtım merkezlerinin sayısının 5’ten 17’ye çıkarılması durumunda toplam dağıtım maliyetlerinde yıllık 20 milyon dolarlık bir tasarruf sağlanmasının olası olduğunu göstermiştir. Bu, yaklaşık tüm dağıtım masraflarında %25 oranında bir iyileştirmeye karşılık gelmektedir. San Francisco, San Diego, Dallas, Chicago ve Orlando maliyet açısından en etkin olacak dağıtım merkezleri olarak belirlenmiştir. İlginç bulgulardan biri de 18 potansiyel dağıtım merkezinden Brunswick’te olanının hiçbir senaryo altında açılmasının önerilmemesidir. Oysa mevcut açık 5 dağıtım merkezinden biri burada yer almaktadır. Konu araştırıldığında, önerilen 17 dağıtım merkezi arasında Brunswick tarafından hizmet verilen bölgelere daha yakın iki dağıtım merkezinin daha bulunduğu gözlenmiştir. Ayrıca firma yetkilileri ile konuşulduğunda bölgenin seçilmesinde, geliştirilen modellerde yer almayan bir başka faktörün daha varlığı ortaya çıkarılmıştır. Bu bölgede işçiler arasındaki sendikalaşma oranı oldukça düşüktür. Simülasyon çalışmasında elde edilen bir başka bulgu ise envanter kontrol politikaları ile ilgilidir. Müşteri tatmin oranları, dağıtım merkezlerindeki envanter kontrol politikalarına, dağıtım merkezlerinin seçimi probleminden daha duyarlıdır.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Merhaba dünya!

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

Genel kategorisine gönderildi | 1 yorum